Eğitim İş Kütahya Şubesi

AŞÇI VE AŞÇI YARDIMCILARININ ÖZLÜK HAKLARI İÇİN DİLEKÇE VERDİK

Sendika Haberleri

AŞÇI VE AŞÇI YARDIMCILARININ ÖZLÜK HAKLARI İÇİN DİLEKÇE VERDİK

Bakanlığınızın merkez ve taşra teşkilatlarında, 657 sayılı DMK’nun 4. maddesinin (b) fıkrasına göre sözleşmeli destek personeli (aşçı, aşçı yardımcısı) alımı yapılmıştır. Ancak istihdam edilen aşçı ve aşçı yardımcılarının çalışma usül ve esaslarının, görev tanımlarının, özlük ve mali haklarının neler olduğu açıklanmamıştır.

            Ayrıca aşçı ve aşçı yardımcılarının mesai saatleri dışında çalıştırıldığı, yaptıkları fazla mesai için ücret ödenmediği görülmektedir. Bilindiği üzere Anayasamızın 18. maddesine göre angarya yasaktır. Aşçı ve aşçı yardımcılarının mesai saatleri dışındaki çalışmaları karşılığında ücret almalarının sağlanması, 657 sayılı DMK’nın 99. Maddesi gereği Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenmesi, döner sermaye işletmesi olan okullarda çalışan sözleşmeli destek personelininde döner sermayeden yararlandırılması uygun olacaktır.

            Müdürlüğünüzde çalışan aşçı ve aşçı yardımcılarının çalışma usül ve esaslarının belirlenmesi, görev tanımlarının yapılması, özlük ve mali haklarının açıklığa kavuşturulması, mesai saatleri dışında yapmış oldukları çalışmalar karşılığında ücret almalarının sağlanması hususunda;

            Gereğini talep ederiz.

 

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim İstiyoruz İmza Kampanyası

Bugün okulları ve eğitim sistemini kuşatan yapısal sorunlar; öğrencilerin, öğretmenlerin ve tüm eğitim emekçilerinin sağlıklı, güvenli ve nitelikli bir eğitim ortamına erişimini ciddi biçimde engellemektedir. Unutulmamalıdır ki, güvenli ve sağlıklı eğitim ortamı tüm öğrenci ve eğitim emekçilerinin en temel kamusal hakkıdır.

 

 Eğitim kurumlarının sağlıklı bir yapıya kavuşturulması, yalnızca fiziksel koşulların iyileştirilmesiyle sınırlı değildir. “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim”; sağlık hizmetleriyle, psikososyal destek mekanizmalarıyla ve eğitim sistemine entegre edilmiş sosyal hizmet ağıyla birlikte örülmesi gereken, devletin en temel kamusal sorumluluğudur.

 Tüm öğrenci ve eğitim emekçilerinin hakkı olan güvenli ve sağlıklı eğitim ortamına erişebilmesi için acil taleplerimiz: 

·      Okullarda revir ve sağlık görevlisi bulunmalıdır.

·      Okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlisi görevlendirilmeli, girişlerde denetim sağlanmalıdır.

·      Okullarda yeterli sayıda kadrolu temizlik personeli görevlendirilmelidir.

·      Her öğrenci için ücretsiz, sağlıklı okul yemeği ve temiz içme suyu sağlanmalıdır.

·      Her okula rehber öğretmen atanmalı, öğrenci sayısına göre rehber öğretmen sayısı artırılmalıdır. Rehber öğretmenlerin raporları dikkate alınmalıdır.

·      Ülkemizdeki sosyal hizmetler sistemi geliştirilmeli ve okullarla sosyal hizmetler arasında ilişki kurulmalıdır.

·      CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan baskıya son verilmelidir.

·      Kalabalık sınıflar azaltılmalı, yeni okul binaları ve derslikler yapılmalıdır.

·      Sanat ve spor dersleri güçlendirilmeli, okul takımları ve sanat kulüpleri yaygınlaştırılmalıdır.

·      Tüm okullar TSE güvenlik ve fiziki koşul standartlarına uygun hale getirilmelidir.

Eğitim-İş olarak; eğitim hakkının kamusal, eşit ve güvenli koşullarda sağlanması için tüm üyelerimizi, eğitim emekçilerini ve velileri bu haklı mücadeleyi büyütmeye çağırıyor; “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” için başlattığımız imza kampanyasına destek olmaya davet ediyoruz.

Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim İstiyoruz İmza Kampanyamıza Katılmak İçin Tıklayınız

DEVAMI

KÜTAHYA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE SİYAH ÇELENK BIRAKTIK VE BASIN AÇIKLAMASI DÜZENLEDİK

Çağ dışı müfredat ve öğretmene düşman ÖMK'yı protesto etmek için Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne siyah çelenk bıraktık ve basın açıklaması düzenledik.

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ.

Basın Açıklamamız:

ÖĞRETMENLİĞİ BİTİRME KANUNUNA ASLA BOYUN EĞMEYECEĞİZ!
 
​Uzun bir süredir halkın istemediği, razı olmadığı, fayda bulmadığı kararları; halka rağmen çıkartarak, ülkemizin köklü demokrasi kültürünü hiçe sayan iktidar, bir gericileştirme laboratuvarı olarak gördüğü eğitim alanında da bu “ben yaptım oldu”cu tavrını sürdürmektedir.
​Sadece mesleğimizin değil, milli eğitim sisteminin de üzerine kara bir bulut gibi çöken Öğretmenlik Meslek Kanunu; öğretmenlerin, eğitim emekçilerinin, uzmanların, eğitimin diğer bileşenleri ve ilerici kamuoyunun itirazlarına rağmen, bu hafta TBMM’den geçirilmek istenmektedir.
​Eğitim-İş olarak, en başından beri bu kanun tasarısının hem var edilme biçimine hem de içeriğine dair mücadele verdik.
Eğitim emekçilerine fikri dahi sorulmadan hazırlanan ÖMK’nin;
* Öğretmenliğin, zaten bir uzmanlık mesleği olduğu gerçeğini hiçe saydığını;
* Öğretmenlerin diplomalarını, birikimlerini, mesleki tecrübelerini görmezden geldiğini;
* Öğretmenleri, ülkede diploması geçersiz sayılacak tek meslek grubu haline getireceğini;
* Zaten sözleşmeli, ücretli, kadrolu gibi kategoriler altında sömürülen öğretmenlerin bu vesileyle bir kez daha ayrıştırılacağını ve okullardaki çalışma barışının baltalanacağını;
* Kurulmak istenen Milli Eğitim Akademisinin, tanım ve işleyişindeki belirsizlikler nedeniyle, tıpkı mülakat sistemi gibi aydın eğitimcileri sistemden ayıklama ve yandaşları ödüllendirme görevi göreceğini;
* Halihazırda liyakatsizce atanmış eğitim yöneticilerinin yarattığı haksızlıklarla boğuşan eğitim emekçilerinin üzerindeki mobbing baskısını, daha da artıracağını;
* Bu kanunda öğretmenlerin özlük haklarını, ekonomik ve çalışma koşullarını iyileştirecek hiçbir madde olmadığını;
* Kangren haline gelmiş atanmayan öğretmenler sorununun, özel okul öğretmenlerinin vahim durumunun, ücretli adı altında sömürülen yüzbinlerce eğitim emekçisinin halinin görmezden gelindiğini; defalarca söyledik.
 
​Bu konuda MEB’e raporlar, Anayasa Mahkemesine somut görüşler sunduk. Alanlara çıktık. ÖMK’ye karşı yükselen itirazı örgütledik; yıllardır yan yana dahi gelmemiş eğitim sendikalarının alanlarda ortak ses çıkarmasına ön ayak olduk.
Ama şimdi, bunca mücadeleye ve somut itiraza rağmen; bu kanun Meclisten, iktidarın oradaki aritmetiğinin de verdiği özgüvenle geçirilmek isteniyor. Milletin egemenliğinin sembolü olan Meclisten; milletin aleyhine, milli eğitim sisteminin aleyhine, geleceğimizin aleyhine bir kanun geçirilecekken, bizlerin eli kolu bağlı oturması bekleniyor.
 
​Bugün hem Milli Eğitim Bakanlığının önünden hem de Türkiye’nin tüm illerindeki alanlardan sesleniyoruz:
Boyun eğmeyeceğiz! Mesleğimizi, uzmanlığımızı, saygınlığımızı çiğnemenize müsaade etmeyeceğiz! Sadece bu kadar da değil; eğitimi tarikatlara, gözünü kâr hırsı bürümüş patronlara her gün biraz daha terk etme planınıza karşı, içinde Cumhuriyet ve bilim olmayan gerici müfredatınıza karşı verdiğimiz mücadeleyi de sürdüreceğiz!
Birbirimize, okullarımıza, Başöğretmenimizin bizlere emanet ettiği öğrencilerimize sahip çıkacağız! İşimizi yapacak ve size ders vereceğiz!
* ÇAĞDIŞI MÜFREDATINIZI TANIMIYORUZ
* EĞİTİMDE TARİKAT VE CEMAATLERE GEÇİT VERMEYECEĞİZ
* ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNUNA BOYUN EĞMEYECEĞİZ
* CUMHURİYET DERSİ VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ

DEVAMI

Başkanımız

baskan
Alpaslan KANTARCIOĞLU
Şube Başkanı

Etkinlik Takvimi

Foto Galeri

  • SİYAH ÇELENK VE BASIN AÇIKLAMASI
  • 14 HAZİRAN 2024 ÖMK VE ÇAĞ DIŞI MÜFREDATA KARŞI BASIN AÇIKLAMAMIZ
  • 2023 HAZİRAN - SENE SONU BİRLİK VE DAYANIŞMA KAHVALTIMIZ
  • ÇAĞRIMIZDIR!

Videolar

  • Eğitim İş 10. Yıl Filmi
  • KURULUŞUMUZUN 9. YILINI KUTLUYORUZ
  • Eğitim-İş Sinevizyon Şubat – 2013
  • 7. YILIMIZDA GÜÇLÜYÜZ,GURURLUYUZ